Vehbi ağabeye ilk yazımı nasıl bulduğunu sordum bana “biraz uzun olmuş” dedi.  Halbuki yazının tamamının dörtte birini koymuştum!

Ben acele etmeden bir konu hakkında detaylı ve derinlemesine bilgi verilmeden yazılan yazı ya da açıklamalardan bir sonuca gidildiğini görmedim. Türkiye’nin haline bakın bunu kolayca anlarsınız.

Ne hakemler posizyonlarda anlaşabiliyor, ne anayasa profesörleri kanun ve uygulamaları hakkında anlaşabiliyor ne sanatçılar verilen ödülleri adaletli buluyor ne de siyasetçiler birbirleri ile anlaşabiliyor.

Mahkemeler dolu, cezaevleri dolu, evli nüfusun çok büyük bir kısmı boşanıyor.

Halbuki insanlar konuşa konuşa anlaşırlardı, bize öğretilen buydu.

O zaman çok tecrübeli bir gazeteci olan Vehbi ağabeyin sözünü dinleyelim ve benim de anlamak istediğim şu konuları kısaca soralım bakalım anlayan, açıklayan, aydınlatabilen var mı?

Hodri meydan!

Bizi aydınlatın.

Papyonla televizyona çıkınca sosyolog olunmuyor.

Fazıl Say   Sezen Aksu ve rahmetli Müslüm Gürses dahil  herkese “Postmodern Arabesk liboş yavşaklar” dedi..

Orhan Gencebay, Fazıl Say için “o bir hiçtir, hastalıklıdır” dedi.

Aziz Nesin “Bu halkın çok büyük bir kısmı aptaldır” dedi.

Hülya Avşar “ eşeklik baki kalır “dedi.

Haluk Bilginer “Türkiye Zeki Müren gibidir” dedi.

En son CHP lideri Sayın Kılıçdaroğlu “Türkiye’deki sanatçılara “sizin sanatçılığınız su götürür” dedi

Bu insanlar, çok parlak kariyerlerini riske atarak yaptıkları çıkışlarla ne demek istiyorlar? Niye antipatik görünme pahasına halkın önüne bu açıklamaları koyuyorlar?

Kısaca yazdım, sanırım yeterli olmuştur.

Varsa bir cevabı olan buyursun bizi aydınlatsın… Bizde anlayalım…

Sevgi dolu Saygılarımla

celik@celikerisci.com

 

Yorumlar